Muayenehane hangi dil ?

Tolga

New member
Muayenehane Hangi Dil?

Güle güle derken gerçekten ne demek istiyoruz?

Evet, yanlış duymadınız. Bugün oldukça eğlenceli ama bir o kadar da düşündürücü bir soruyla karşınızdayım: Muayenehane hangi dil? Evet, bildiğiniz o soğuk, stresli ve genellikle biraz da korkutucu ortam, muayenehaneler. Ama hiç düşündünüz mü, o odada geçen birkaç dakikanın dilini tam olarak nasıl tanımlarsınız?

İlk defa girdiğinizde, bir garip bir şekilde kendinizi başka bir dünyada hissedersiniz. Hekim, muavin, hemşire, sekreter, temizlikçi – bir orkestra gibi herkes bir arada ama ne yaptıklarını tam olarak anlamadığınız bir dilde. Peki, bir de dilsel boyutuyla bakacak olursak, acaba bizler gerçekten bu “muayenehane” dilini nasıl çözüyoruz? Gerçekten anlamadığımız bir dil mi konuşuluyor, yoksa sadece bir tür "korku" dili mi?

Dil Hangi Yolda?

Beni takip edin, biraz derinlere inelim. Aslında, muayenehanelerin dili dediğimiz şey, biraz da "mesleki jargon" ve "gizli şifreler"den ibaret. Herkesin bildiği o tavırlarla (ki bu, genellikle "hastanın iyi olmasını istemek ama sakin kalmak" arası bir şeydir) bir dil kurulur. Doktorlar, hemşireler ve asistanlar bu dili ustalıkla konuşurlar. Ama biz, sıradan vatandaşlar olarak, çoğu zaman yabancı kalırız bu dile.

Bir örnekle açıklayayım: "Şikayetiniz nedir?" Sorusu, muayenehanedeki evrensel açılış cümlesi gibi. Ama cevabınızın ne olduğunu pek kimse sorgulamaz. Örneğin, "Başım ağrıyor" dediğinizde doktor gözlüklerini indirip, "Baş ağrısı ne zaman başladı?" sorusuyla devam eder. Ve burada her şey başlar. Çünkü doktorun sorusu aslında başka bir şeyi anlatır: "Bu baş ağrısı basit bir şey mi, yoksa daha derin bir sorunun habercisi mi?"

Erkekler bu dilde genellikle "strateji" arar. Sorunları hızlıca çözmeye, şikayetlerin nedenlerini öğrenmeye çalışırlar. Hedef: "Durum nedir, ne yapılır, sonuç?" Kadınlar ise, bu dilin daha "empatik" yönüne çekilirler. "Nasıl hissediyorsun? Neler değişti?" soruları daha çok bu perspektiften çıkar. Sonuçta, her iki yaklaşım da önemli, ama dil farklı kullanılıyor. Bu dengeyi kurmak zor ama önemli.

Muayenehane: "Korku Dili" mi?

Kimseye şaşırtıcı gelmesin, muayenehanelerde korku, bir tür dil haline gelir. Bunu inkar etmek imkansızdır. Bunun ne olduğunu biliyoruz deyip derin bir nefes almak, o tuhaf beyaz ışıkta ve sıcaklığın azıcık düşük olduğu ortamda, hastalıklar ve yaşanacak olanlar hakkında anlatılan kelimelere anlam katmaya çalışmak, belki de gerilimli bir muayene dilinin asıl sebeplerindendir.

Mesela, herhangi bir yerde "kan tahlili" veya "röntgen" kelimesi duyduğunuzda bir anda her şeyin ne kadar ciddileştiğini hissedersiniz. Erkekler genellikle hızlıca çözüm arar: "Tamam, ben şimdi kanı vereceğim, sonra sonucu alırım, çözüme gideceğiz." Kadınlar ise çoğu zaman o anın daha fazla içsel bir yansımasını, duygusal boyutunu değerlendirir: “Ya sonuçlar kötü çıkarsa?”

Ama ne olursa olsun, "kan" ve "röntgen" gibi kelimeler, belirli bir korku dilini oluşturur. “Doktor, şuraya bak, şunu ölç, bu kanı al,” gibi direktifler, muayenehane dilinin somut ve işlem odaklı yapısını pekiştirir.

Hekim Dilini Çözmek: Zorluklar ve Çözümler

Bütün bu düşünceler ışığında, bir sağlık muayenesinin dili aslında anlaşılmakta zorluk çekilen bir tür şifre gibidir. Bu dili çözebilmek için, her kelimenin ardındaki anlamı ve işlevi anlamak gerekir. Ne yazık ki, her doktor kendi jargonunu kullanır ve her hasta bu jargonu anlamayabilir. Ama bir doktordan, mesela “Çok iyi görünüyorsunuz, endişelenmeyin,” gibi pozitif bir yaklaşım duymak daha etkili olabilir, değil mi? Kadınlar, belki de bu tür empatik dilin hastalar üzerinde daha fazla olumlu etkisi olduğunu fark etmişlerdir.

Günümüz Muayenehane Dilinde Değişen Dinamikler

Son yıllarda ise, muayenehanelerin dilleri daha "hastaya özel" bir hale gelmeye başladı. Artık doktorlar daha fazla "açıklama" yapmaya, hemşireler de daha çok "empatik" yaklaşım sergilemeye başladı. Kadınlar, bu değişimi genellikle daha sıcak ve insan odaklı bir biçimde algılarlar. Çünkü sağlık sektörü, her ne kadar teknik ve işlemsel olsa da, aynı zamanda insan psikolojisini de iyi anlamalıdır. Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı ve kadınların empatik bakış açıları, bu noktada birbirini tamamlayan önemli unsurlar.

Evet, artık muayenehane dilinin, sadece tıbbi kelimelerle sınırlı olmadığını biliyoruz. Bu, aslında bir ilişki kurma sürecidir. Hasta-doktor, hemşire-hasta arasında her türlü etkileşim, doğru dili bulma çabasıdır. Empatik bir yaklaşım her zaman için faydalıdır, ancak çözüm odaklı bir yaklaşım da problemi hızla çözmede etkilidir. Bu nedenle, muayenehanede hangi dilin kullanıldığını sorgularken, sadece kelimelere değil, aynı zamanda bu kelimelerin işlevine de dikkat etmeliyiz.

Sonuç Olarak: Herkesin Kendi Dili

Muayenehane dili, her bir bireyin bakış açısına göre değişen, çoğu zaman tıbbi jargonla karışan, ancak tüm insanları kapsayan bir dil olmalıdır. Bu dilin farklı yönleri, bazen bir kişinin çözüm arayışını, bazen de başka birinin duygusal endişelerini ifade eder. Sonuçta, hepimizin ortak bir amacı vardır: Sağlıklı olmak. Bu amaç uğruna, muayenehane dilinin daha anlaşılır ve herkesin duygusal olarak rahat edeceği bir hal alması gerektiği çok açık.

Siz ne düşünüyorsunuz? Muayenehane dilinin daha empatik mi yoksa çözüm odaklı mı olması gerektiğine karar verirken, hangi dilin daha etkili olduğunu düşünüyorsunuz? Bu konuda doktorların yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Üst