El vikâye ne demek ?

Bengu

New member
El Vikâye Ne Demek? Kelimenin Anlamından Klasik Hanefî Fıkıh Eserine Uzanan Bir İnceleme

“Vikâye” kelimesini ilk duyduğumda benim de aklıma doğrudan “koruma” ve “sakınma” anlamları geliyor. Fakat mesele biraz araştırılınca kelimenin yalnızca sözlükteki anlamıyla sınırlı olmadığını, özellikle el-Vikâye adıyla bilinen önemli bir Hanefî fıkıh metnine işaret ettiğini görmek mümkün. Üstelik burada ilginç olan nokta şu: Aynı kelime hem gündelik dilde “korumak” anlamına geliyor hem de yüzyıllar boyunca İslâm hukukunun öğretiminde kullanılan teknik bir eserin adına dönüşüyor.

Bu yüzden konuyu yalnızca “El Vikâye = koruma” şeklinde kapatmak biraz eksik kalıyor. Kelimenin kökenini, Vikâyetü’r-rivâye fî mesâili’l-Hidâye adlı eseri, Hanefî fıkhındaki yerini ve farklı insanların bu metni neden farklı biçimlerde değerlendirebileceğini birlikte düşünmek daha anlamlı.

Üstelik burada erkeklerin daha “objektif”, kadınların ise daha “duygusal” olduğu şeklindeki yaygın kalıbı doğrudan gerçek kabul etmek de bilimsel açıdan problemli. Araştırmalar, kadınlar ve erkekler arasında bazı ortalama farklılıklar bulunabilse de psikolojik özelliklerin büyük bölümünde grupların ciddi biçimde örtüştüğünü gösteriyor. Janet Shibley Hyde’ın 46 meta-analizi inceleyen çalışması da “cinsiyet farklılıklarını abartmama” yönünde güçlü bir çerçeve sunuyor. PubMed+1

Peki o zaman el-Vikâye gibi tarihî bir eseri farklı bakış açılarıyla nasıl okuyabiliriz? Asıl tartışmaya değer taraf bence burada başlıyor.

Vikâye Kelimesinin Sözlük Anlamı Nedir?

“Vikâye” Arapça viḳāye (وقاية) kelimesinden Türkçeye geçmiş bir isimdir. Arapçadaki v-k-y kökü korumak, sakınmak, zarar verici bir şeyden uzak tutmak anlamlarıyla ilişkilidir. Arapça sözlüklerde viḳāye, “bir şeyi korumaya yarayan şey”, “koruma” ve “sakınma” anlamlarında açıklanır. Arabdict+1

Türkçedeki “vikaye etmek” kullanımı da benzer biçimde “korumak, gözetmek, himaye etmek” anlamlarına sahiptir. Dolayısıyla “vikâye” kelimesinin bugünkü Türkçede en kolay karşılıkları “koruma”, “korunma”, “sakınma” ve bağlama göre “himaye” şeklinde düşünülebilir.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: “Vikâye” ile “takvâ” kelimeleri aynı kök ailesiyle bağlantılıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi, takvâ kelimesinin de “korumak, korunmak, sakınmak” anlamları taşıyan vikâye kökünden türediğini belirtir. TDV İslâm Ansiklopedisi

Yani kelimenin merkezinde yalnızca fiziksel bir koruma yoktur. “Bir zarardan uzak durmak”, “kendini korumak” ve “sakınmak” gibi anlam katmanları da vardır.

El-Vikâye Nedir? Sadece Bir Kelime Değil, Bir Fıkıh Metni

Asıl dikkat çekici kullanım el-Vikâye adıyla bilinen eserdir. Tam adı Vikâyetü’r-rivâye fî mesâili’l-Hidâye olan eser, Hanefî mezhebinin klasik temel metinlerinden biridir.

Burada sık yapılan bir karışıklığı düzeltmek gerekiyor. el-Vikâyenin müellifi Burhânüşşerîa Mahmûd b. Ubeydullah el-Mahbûbî el-Buhârî’dir; TDV İslâm Ansiklopedisi onun 730/1329-30 civarında vefat ettiğini kaydeder. Eser, Burhâneddin el-Mergīnânî’nin meşhur el-Hidâye adlı Hanefî fıkıh eserindeki meselelerin seçilip özetlenmesiyle meydana getirilmiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi

Bu nedenle “el-Vikâye, el-Hidâye’nin aynısıdır” demek doğru olmaz. Daha doğru ifade, el-Hidâyede ele alınan fıkhî meselelerin daha özlü bir metin hâline getirilmesi olduğudur.

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan akademik araştırma da Vikâyeyi el-Hidâyedeki meselelerin derlenmesine dayanan özlü bir eser olarak tanımlar. Araştırmaya göre eser Hanefî literatüründeki “mütûn-i selâse”, “mütûn-i erbaa” ve “mütûn-i sitte” şeklinde sınıflandırılan temel metin grupları içinde önemli bir yere sahiptir. DergiPark

El-Vikâye Neden Bu Kadar Önemliydi?

Bence eserin önemini anlamanın en kolay yolu onu yalnızca bir “dinî kitap” olarak değil, bir eğitim ve hukuk metni olarak değerlendirmek.

Klasik fıkıh literatüründe “metin” veya “muhtasar” niteliğindeki eserler, geniş açıklamalardan ziyade temel hükümleri daha kısa ve yoğun biçimde aktarabiliyordu. Böyle bir metin öğrencinin ana konuları sistematik biçimde öğrenmesine, ezberlemesine ve daha geniş şerhlere geçiş yapmasına imkân sağlıyordu.

TDV İslâm Ansiklopedisi, el-Vikâyenin müteahhirîn döneminde en çok itibar gören Hanefî metinleri arasında bulunduğunu ve sonraki dönemlerde şerh, hâşiye ve başka çalışmaların konusu olduğunu belirtiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi

Türkiye’deki yazma eser kayıtları da eserin Osmanlı ilim çevrelerindeki yaygınlığını somut biçimde gösteriyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı kayıtlarında Vikâyetü’r-Rivâye fî Mesâili’l-Hidâye adına ait yazma nüshalar bulunmaktadır. YEK Portal

Bu açıdan bakıldığında “vikâye” kelimesindeki koruma fikri ile eserin işlevi arasında sembolik bir bağlantı kurmak da mümkün: Metin, hukukî meseleleri kısa ve sistematik biçimde muhafaza eden bir bilgi aktarım aracı olarak görülebilir. Ancak bunun müellifin bilinçli isimlendirme gerekçesi olduğunu ayrıca kanıtlayan bir veri olmadıkça kesin hüküm vermemek gerekir.

Erkeklerin Objektif, Kadınların Duygusal Olduğu Söylemi Gerçekten Geçerli mi?

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta var.

Bir forum tartışmasında “erkekler el-Vikâye’ye objektif ve veri odaklı yaklaşır, kadınlar ise eserin toplumsal ve duygusal boyutlarına bakar” şeklinde bir genelleme kulağa kolay gelebilir. Fakat bunu bilimsel bir gerçekmiş gibi sunmak doğru olmaz.

Hyde’ın 46 meta-analize dayanan çalışması, erkekler ile kadınların psikolojik özelliklerinin çoğunda benzerliklerin büyük olduğunu ve farkların bağlama göre değişebildiğini ortaya koyuyor. PubMed+1

Örneğin bir erkek araştırmacı el-Vikâyeyi incelerken yalnızca metindeki hükümlerin sayısını, kaynak ilişkilerini ve Hanefî literatür içindeki yerini araştırmayabilir; Osmanlı toplumunda bu hükümlerin insanlar üzerindeki etkisini de merak edebilir.

Aynı şekilde bir kadın araştırmacı da son derece teknik bir çalışma yapabilir: metnin farklı nüshalarını karşılaştırabilir, terminolojiyi analiz edebilir, hükümlerin hangi kaynaklardan geldiğini inceleyebilir.

Dolayısıyla burada biyolojik cinsiyetten ziyade eğitim, meslek, kişisel deneyim, araştırma yöntemi ve konuya duyulan ilgi çok daha açıklayıcı değişkenler olabilir.

Bu ayrım önemli çünkü “kadınlar duygusaldır” veya “erkekler objektiftir” demek, gerçek hayattaki bireysel çeşitliliği görünmez hâle getirir.

Objektif ve Veri Odaklı Bir Okuma Nasıl Olabilir?

Bir okuyucu el-Vikâyeye daha analitik yaklaşmak isterse birkaç somut soru sorabilir:

- Eser hangi kaynaklara dayanıyor?

- el-Hidâye ile hangi noktalarda örtüşüyor?

- Hangi meseleler özetlenmiş veya seçilmiş?

- Metnin sonraki Hanefî hukukçular üzerindeki etkisi ne olmuş?

- Osmanlı medrese geleneğinde nasıl okutulmuş?

- Hangi konularda şerh ve hâşiyeler yazılmış?

Bu yaklaşımda kişisel beğeniden çok metinsel kanıt ön plana çıkar.

Örneğin 2017 tarihli bir akademik araştırmada el-Vikâye, Fıkhu’l-Keydânî ve el-Mukaddime namaz konusu üzerinden karşılaştırılmış; eserlerin şekil ve muhteva özellikleri incelenmiştir. DergiPark

Bu tür bir yöntem, “eser önemli mi?” sorusunu soyut bir kanaat olmaktan çıkarıp “hangi ölçüte göre önemli?” sorusuna dönüştürüyor.

Bence bu oldukça değerli bir ayrım.

Toplumsal ve İnsanî Açıdan Okunduğunda Ne Değişiyor?

Öte yandan sadece teknik hükümleri sıralamak da eserin tarihsel anlamını tamamen ortaya koymayabilir.

Çünkü fıkıh kitaplarında ibadetlerin yanında evlilik, boşanma, miras, vakıf, ticaret, suçlar, toplumsal ilişkiler ve çeşitli gündelik meseleler de ele alınır. Dolayısıyla böyle bir metin yalnızca “hukuk maddeleri toplamı” olarak okunursa dönemin insanlarının hayatıyla bağlantısı gözden kaçabilir.
 
Üst